Yaşam

Heidi Hikayesinin Gerçek Yüzü: Sadece Masum Bir Çocuk Hikayesi Değil!

takipçi satın al

Heidi Hikayesinin Gerçek Yüzü: Sadece Masum Bir Çocuk Hikayesi Değil! Heidi’yi hatırlarsınız, değil mi? O küçük kız, Alpler’de keçilerle koşuştururken hepimizi gülümsetirdi. Çocukluğumda ben de o çizgi filmleri izlerken hayran kalırdım. Ama sonradan öğrendim ki, bu hikaye sandığımız kadar masum değil. Johanna Spyri’nin 1880’de yazdığı bu hikaye, aslında İsviçre’nin acı bir gerçeğini de gizliyor. Gelin Heidi hikayesinin arkasındaki karanlığı ve acıyı birlikte öğrenelim.

Johanna Spyri: Hikayenin Arkasındaki Kadın

Johanna Spyri, 1827’de İsviçre’de doğmuş bir yazar. Köy hayatıyla iç içe büyümüş, Alpler’in o muhteşem doğasını iyi biliyor. Yazarlığa geç başlamış, ilk kitabını 44 yaşında çıkarmış. Heidi’yi ise 53 yaşında yazmış. Spyri, sadece eğlenceli öyküler peşinde değildi. Çocuklara ve onların yaşadığı zorlukların farkında olan duyarlı biriydi. Kendi deneyimlerinden yola çıkarak hikayeler kurguluyordu. O dönemde İsviçre’de yaşanan toplumsal sorunları yakından görüyor ve bunları eserlerine yansıtıyordu.

Heidi, onun en sevilen kitabı oldu. 55 dile çevrildi, filmleri yapıldı, hatta çizgi dizileri bile yıllardır hala izleniyor. Ama bu popülerlik, hikayenin köklerindeki acıyı örtbas etmeye yetmiyor maalesef. Spyri, topluma bir mesaj vermek istiyordu; çocuklar için daha iyi bir dünya.

Heidi

Heidi Kitabı Ne Anlatıyor?

Kitabı kısaca hatırlayalım. Heidi, yetim bir kız. Beş yaşındayken teyzesi Dete onu dedesine bırakıyor. Dedesi, dağlarda yalnız yaşayan huysuz bir adam. Heidi orada mutlu oluyor; keçilerle oynuyor, Peter adlı çobanla arkadaşlık ediyor. Doğa, özgürlük, basit bir hayat… Sonra teyze geri geliyor ve Heidi’yi Frankfurt’a götürüyor.

İlginizi çekebilir: Heidi Film Konusu ve Oyuncuları

Orada zengin bir ailenin kızı Clara’yla kalıyor. Clara hasta, tekerlekli sandalyeye bağlı. Heidi şehir hayatına alışamıyor, dağları özlüyor. Sonunda geri dönüyor ve her şey düzeliyor gibi görünüyor. Güzel bir son, değil mi? Ama bu özet, hikayenin olması gereken derin katmanlarını atlıyor. Asıl mesele, Heidi’nin barefoot dolaşması, yalnızlığı ve zorla yerinden edilmesi gibi detaylarda gizli.

heidi gercek hikayesi 2

Heidi’nin Gerçek Hikayesi: Verdingkinder Sistemi ve Karanlık Bir Tarih

Şimdi asıl konuya gelelim: Heidi kurgu olsa da, kökleri gerçek bir acıya dayanıyor. İsviçre’de 18. yüzyıl sonundan 1970’lere, hatta bazı kaynaklara göre 1981’e kadar süren “Verdingkinder sistemi” diye bir şey var. Bu, “sözleşmeli çocuklar” anlamına geliyor ama aslında tam bir kölelik düzeni.

Yoksul ailelerin, yetimlerin ya da gayrimeşru doğan çocukların ailelerinden alınması ve çiftliklere verilmesi. Amaç? Ucuz iş gücü. Bu çocuklar, çiftliklerde hayvan bakıyor, tarlada çalışıyor, ev işleri yapıyorlardı. Karşılığında; sadece bir kap yemek ve kalacak bir barınak, o kadar. Binlerce çocuk (ki tahminlere göre on binlerce olduğu söyleniyor) bu kaderi yaşadı. Çoğu 5-10 yaş arasıydı. Ayakkabı giymelerine izin yoktu; çıplak ayakla dolaşıyorlardı kışın bile.

Bu, Heidi’nin barefoot olmasının bir simgesi aslında. Spyri, bunu bilerek hikayesine koymuş. Çünkü o dönemde bu çocuklar, toplumun en alt tabakasıydı. İstismar her yerdeydi: Fiziksel şiddet, dayak, aç bırakma. Daha kötüsü, cinsel taciz ve sömürü. Birçok çocuk, çiftlik sahiplerinin elinde adeta telef oluyordu. Kaçmaya çalışanlar yakalanıyor, cezalandırılıyordu.

Çocuk Köle Sistemi Nasıl Başladı?

Başlama sebebi 1789 civarı ve yoksullukla mücadele bahanesi. Devlet, belediyeler ya da kiliseler çocukları çiftliklere yetişsinler diye gönderiyordu. Ama gerçekte, çiftçiler bedava işçi kazanıyordu. 19. yüzyılda sanayileşmeyle birlikte daha da yaygınlaştı. II. Dünya Savaşı sırasında bile devam etti. Bazıları, bu çocukların İsviçre’nin zenginliğinin temelini attığını söylüyor. Ama bedeli çok ağırdı.

Spyri’nin bağlantısı ne? O, bu dönemi yaşamış biri. Köy hayatından geliyordu ve muhtemelen bu çocukların hikayelerini duymuştu. Heidi’yi yazarken, Verdingkinder’ları aklında tutmuş. Hikayedeki Heidi, tıpkı onlar gibi zorla yerinden ediliyor, şehre götürülüyor. Dedesinin yalnızlığı, belki bu sistemin yarattığı kırık aileleri temsil ediyor. Spyri, hikayeyi çocuklar için yumuşatmış ama yetişkinler için bir uyarı bırakmış: Bu çocuklar korunmalı.

heidi gercek hikayesi 1

Gerçek hayattan örnekler de var. Mesela, BBC’nin röportaj yaptığı yaşlılar: Bir kadın, 1920’lerde çiftlikte çalıştırıldığını, dayak yediğini anlatıyor. Başka biri, kaçtığı için hapse atıldığını söylüyor. İsviçre, bu utancı uzun süre gizledi. Ancak 2000’lerde tekrardan tartışmalar başladı. 2013’te hükümet özür diledi ve tazminat fonu kurdu. Ama birçok mağdur çocuk, çoktan yaşlanmış ve ölmüştü.

Heidi, bu sistemin bir yansıması. Spyri, belki doğrudan bir çocuktan esinlendi. Bazı kaynaklar Heidi Schwaller adlı bir kadından bahsediyor, o da Alpler’de büyümüş. Ama asıl ilham, Verdingkinder’ların uzun yıllar süren acısı.

Kaynak: 1

Bir Yorum

  1. Bu heidi de bir şeyler oldunu biliyordum . Araştırınca çıkan bu yazıda aydınlandım Güzel bilgi teşekkürler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.