Tarih

Steno Nedir, Kim Tarafından Ve Nasıl Bulunmuştur

Steno Tarihi

Steno ilk kez Socrates’in anılarını yazmak amacıyla Ksenofon tarafından kullanıldı. O günden bu yana ise yüzlerce sistem geliştirildi. Bunların bazıları bilinen yazımların kısaltmalarını kullandı, bazısı konuşma seslerini temsil etti, kimisi de gelişigüzel bir dizi sembolün öğrenilmesini gerekli kıldı. Kimi sistemler ise bu farklı ilkeleri bir araya getirdi.

 Steno Nedir, Kim Tarafından Ve Nasıl Bulunmuştur

Söz konusu sistemler içinde en iyi bilinen 19. yüzyılda Isaac Pitman tarafından icat edildi. Sistemin temel ilkesi fonetiğe dayanıyordu ki, bu da onu İngilizce dışındaki yazım dillerine uygulamada nispeten kolay hale getiriyordu. Sistemde 25 tek ünsüz, 24 çift ünsüz ve 16 ünlü ses yer alır. Ama her ne kadar bir kelimenin satırın üstü veya altına yerleştirilmesiyle ifade edilseler de ünlülerin çoğu elenmiştir.

İşaretler, düz çizgiler, kıvrımlar, noktalar ve kısa çizgilerin yanı sıra, yerleştirme ve gölgelemedeki kontrastların karışımından ibarettir. Bu işaretler ses sistemiyle ilintilidir. Örneğin, (p gibi) tüm süreksiz ünsüzler için düz çizgiler kullanılır. Çizginin kalınlığı bir sesin titreşimsiz mi titreşimli mi olduğunu belirtir.

 Steno Nedir, Kim Tarafından Ve Nasıl Bulunmuştur

İlk Gelişimi

Samuel Pepys’in ünlü güncesini yazmakta kullandığı steno bundan çok daha az karmaşıktı. (Pepys bir güncesine 1669’da kör olmak üere olduğunu “yanlışlıkla” düşündüğü sırada son verdi: “Bunu artık yapamıyorum, öyle uzun zamandır yapmaktayım ki artık ne zaman elime kalemi alsam, gözlerim mahvoluyor…

Bu nedenle de bu yola başvuruyorum ki, aslında bu benim için mezara girmekten farksız. Yüce Tanrı beni bu karara, ve körlüğüme eşlik edecek tüm zorluklara hazırlasın!”)  Thomes Shelton tarafından 1620’lerde icat edilen bu sistem, bazı açılardan Babil çivi yazısı gibi antik yazı sistemlerini andırıyordu. İşaretlerin çoğu sadece harflerin indirgenmiş biçiminden ve sözcüklerin kısıtlanmasından ibaret olsa da, sistemde yaklaşık 300 adet icat edilmiş sembol vardı. Bunların çoğu gelişigüzel logogramlardı.

Benzer Bir Bilgi:   Destanı Yazılan Adam Odysseus

Örneğin, İngilizcedeki “to” (-e, -a) için 2, “two” (iki) için daha büyük bir 2, “because” (çünkü) için 5 ve “us” (bize, bizi) için 6. (Bu sembollerin birkaçı, büyük olasılıkla gizliliği korumak için “boş”tu.) Başta yer alan ünlüler sembollerle belirtiliyor, ortada yer alan ünlüler ünlüyü takip eden ünsüzü, önceki ünsüzlerin üstü, altı veya yanında olmak üzere beş pozisyondan birine yerleştirerek belirtiliyor, sonda gelen ünlüler ise yeni benzeri şekilde yerleştirilmiş noktalarla gösteriliyordu. Sistem genel itibarıyla yarı-fonetikti. Dezavantajlarına karşın bu sistem zamanında vaaz ve konuşmaların kaydedilmesinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdi ve dakikada 100 kadar sözcük not edilebiliyordu.

İlk Örneği

Aşağıda: Pitman’ın stenosu. Tarihin başlangıcından bu yana insan akranlarıyla iletişim kurmaya ve normalde unutulacak olan deneyimlerini kayda geçirmeye çabalamıştır.

 Steno Nedir, Kim Tarafından Ve Nasıl Bulunmuştur

Etiketler

Bir Cevap Yazın

Kapalı