Antik Mısır Hakkında 10 Şaşırtıcı Gerçek

Antik Mısır denince akla hemen piramitler, firavunlar ve mumyalar geliyor. Binlerce yıl önce yaşamış bu uygarlık, sadece piramitlerden ibaret değildi. Günlük yaşamdan yazıya, tıptan hayvanlara kadar bugün bile şaşırtıcı gelen pek çok özellikleri vardı. İşte Antik Mısır hakkında gerçekten doğru 10 şaşırtıcı bilgi.
Antik Mısır Hakkında 10 Şaşırtıcı Gerçek
10. Hiyeroglifler sadece resimlerden oluşmuyordu
Mısır hiyerogliflerine baktığımızda kuş, göz, insan ve çeşitli hayvan figürleri görüyoruz. Bu yüzden bunların sadece resimlerden oluşan bir yazı sistemi olduğunu düşünmek kolay. Oysa hiyerogliflerdeki işaretlerin farklı görevleri vardı. Bazıları sesleri temsil ediyor, bazıları doğrudan bir kelimeyi ifade ediyor, bazıları ise kelimenin anlamını belirliyordu. Bu yazı sistemi yaklaşık 4.000 yıl boyunca kullanıldı.
9. Piramitleri kölelerin yaptığı düşüncesi tam olarak doğru değil
Piramitlerin tamamen köleler tarafından yapıldığı düşüncesi oldukça yaygın ama arkeolojik bulgular bunun bu kadar basit olmadığını gösteriyor. Gize’de piramitlerin yakınında bulunan işçi yerleşimleri ve mezarlar, burada çalışan insanların organize edilmiş iş gücünün bir parçası olduğunu gösteriyor. İşçilerin arasında uzmanlaşmış ustalar ve mevsimsel olarak çalışmaya gelen tarım işçileri de bulunuyordu.
İlginizi Çekebilir: En Fazla Piramit Hangi Ülkede? (Mısır Diyenler Elendi)
8. Kediler Mısırlılar için çok önemliydi
Kedilerin Antik Mısır’da özel bir yeri vardı. Özellikle Bastet adlı tanrıçayla ilişkilendiriliyorlardı. Kediler sadece evcil hayvan olarak değil, dini ve kültürel açıdan da önemli kabul ediliyordu. Bazı kediler öldükten sonra mumyalanıyor ve tapınaklara adak olarak bırakılıyordu. Arkeologlar binlerce hayvan mumyası arasında çok sayıda kedi mumyası da buldu.
7. Mısırlılar beyin de dahil olmak üzere bazı organları çıkarıyordu
Mumyalama işlemi oldukça ayrıntılı bir süreçti. Vücudun çürümesini önlemek için iç organların bir kısmı çıkarılıyor ve özel kaplarda saklanabiliyordu. Beyin ise genellikle çıkarılıyor ve diğer organlar gibi korunmuyordu. Daha sonra vücut natron adı verilen doğal bir tuz karışımıyla kurutuluyor, reçine ve yağlarla işlemden geçiriliyor ve keten bezlerle sarılıyordu.
6. Antik Mısırlılar makyaj yapıyordu
Makyaj Antik Mısır’da sadece kadınlara özgü değildi. Hem kadınlar hem erkekler göz çevresine sürme benzeri boyalar kullanıyordu. Özellikle göz çevresinde kullanılan siyah ve yeşil renkli kozmetiklere rastlanıyor. Bu ürünler görünüşün yanında güneş ışığından korunma gibi pratik amaçlarla da kullanılmış olabilir. Ayrıca bazı kozmetik maddelerin hazırlanmasında kurşun içeren bileşikler de kullanılıyordu.
İlginizi Çekebilir: Antik Anıtların Altındaki 10 Gizli Geçit
5. Mısırlılar yazılı aşk şiirleri bırakmıştı
Antik Mısır’da yaşayan insanların sadece dini metinler veya resmi belgeler yazdığını düşünmek yanlış olur. Günümüze ulaşan papirüslerde aşk, özlem ve romantik ilişkilerle ilgili şiir ve şarkılar da bulunuyor. Yani binlerce yıl önce yaşayan insanların duyguları ve ilişkileri, düşündüğümüzden çok daha tanıdık.
4. Okuma yazma bilen insanların sayısı oldukça azdı
Antik Mısır’da herkes okuyup yazamıyordu. Yazı bilen kişiler toplumda özel bir yere sahipti ve kâtip olarak adlandırılıyordu. Kâtipler devlet kayıtlarını, vergi belgelerini, mektupları ve çeşitli resmi metinleri hazırlıyordu. Yazı öğrenmek uzun bir eğitim gerektirdiği için okuryazarlık toplumun küçük bir bölümünde bulunuyordu.
3. Rosetta Taşı hiyerogliflerin çözülmesinde büyük rol oynadı
Bugün Antik Mısır yazılarını okuyabiliyorsak bunun en önemli nedenlerinden biri Rosetta Taşı. MÖ 196 yılında hazırlanmış olan taşta aynı metin hiyeroglif, demotik ve Antik Yunanca olmak üzere üç farklı yazıyla bulunuyordu. Antik Yunanca okunabildiği için araştırmacılar diğer iki yazıyı karşılaştırarak hiyerogliflerin nasıl okunacağını çözmeye başladı. Jean-François Champollion’un çalışmaları bu süreçte özellikle önemliydi.
İlginizi Çekebilir: Antik Çağın En Güçlü 10 Kadını
2. Antik Mısır uygarlığı binlerce yıl boyunca varlığını sürdürdü
Antik Mısır’ı tek bir dönem gibi düşünmek aslında büyük bir yanılgı. Mısır’da birleşik bir devletin ortaya çıkışı yaklaşık MÖ 3100’lere kadar uzanıyor. Daha sonra Eski Krallık, Orta Krallık ve Yeni Krallık gibi farklı dönemlerden geçti. Farklı hanedanlar, firavunlar ve yabancı yönetimler gördü. Yani piramitlerin yapıldığı dönemle Kleopatra’nın yaşadığı dönem arasında bile yaklaşık 2.500 yıl vardı.
1. Gize Piramitleri ilk yapıldığında bugünkü gibi görünmüyordu
Bugün Gize piramitlerine baktığımızda kaba taş bloklardan oluşan dev yapılar görüyoruz. Ancak Büyük Piramit’in dış yüzeyi başlangıçta beyaz ve oldukça düzgün kireçtaşı kaplama taşlarıyla kaplıydı. Bu taşlar piramidin çok daha pürüzsüz ve parlak görünmesini sağlıyordu. Zaman içinde bu kaplama taşlarının büyük bölümü söküldü veya kayboldu. Bu yüzden bugün gördüğümüz görüntü, piramidin ilk halinden oldukça farklı.
Kaynak: 1





















