Ahmet Kaya

Ahmet Kaya Kimdir?

 Ahmet Kaya
Tam adı: Ahmet Kaya
Doğum tarihi: 28 Ekim 1957
Ölüm tarihi:
16 Kasım 2000
Doğum yeri: Malatya / Türkiye
Ailesi: Zekiye Genç (Annesi), Mahmut Kaya Babası)
Eşi: 1. Eşi: Emine Kaya 1979-1982 2. Eşi: Gülten Kaya 1985-
Çocukları: Melis Kaya
Mesleği: Şarkıcı
Aktif Yılları: 1985 yılından bu yana.
imdb-logo Ahmet Kaya
youtube-chanel Ahmet Kaya listen-on-apple-music-logo Ahmet Kayaspotify-connect-compatibility-logo- Ahmet Kaya
Sosyal Medyada
instagram-hesabi Ahmet Kaya facebook-sayfasi Ahmet Kaya twitter-hesabi Ahmet Kaya

Hakkında

Ahmet Kaya kimdir? Ahmet Kaya, 28 Ekim 1957 yılında Malatya’da, Adıyaman’dan Malatya’ya iş için göç eden Kürt kökenli bir baba ile Erzurumlu bir Türk annenin beşinci oğlu olarak dünyaya gözlerini açtı. Babası Sümerbank’ın fabrikasında mensucat işçisidir. Altı yaşındayken babası kendisine bir bağlama getirir. İlkokulu Malatya’da okudu. Okuldan sonraki zamanlarında ve yaz tatillerinde tanıdık eş dostun minibüsünde ya da plakçıda çalışırdı. Dokuz yaşındayken babasının çalıştığı fabrikadaki işçi arkadaşlarının düzenlediği işçi bayramı gecesinde ilk kez sahneye çıktı.

Mensucat fabrikasından emekli olan babası daha iyi şartlarda yaşama isteğinden  dolayı İstanbul’a göç eder ve ardından 1972 yılında İstanbul’un Kocamustafapaşa ilçesine yerleşirler. Ahmet Kaya ailesinin geçimine katkıda bulunmak için okulunu yarıda bıraktı ve çıraklık, işportacılık gibi bazı vasıfsız işlerde çalıştı. Liseyi dışarıdan bitirmeye karar verdikten sonra bitirir ve ardından Eğitim Enstitüsü’nün Keman Bölümüne girer.

Henüz 16 yaşındayken yasak afiş asarken hapse atıldı. Bir süre sonra arkadaşları ile birlikte Halk Birimleri Derneği’nin çalışmalarına katıldı. Bu çalışmalar devam ederken kimi etkinliklerde bağlama da çalmaktaydı. Bağlama çalmayı kendi kendine öğrendiği için herhangi bir metoda bağlı değildir.

1978 yılında Gelibolu’da askerlik görevini yaptı. Bu sürede de orkestra çalışmalarını sürdürdü. Askerden sonra Emine Kaya ile dünya evine girdi ve 19832 yılında Çiğdem adında bir kızı dünyaya geldi.

O dönemde hayranlık duyduğu Ruhi Su‘nun Boğaziçi Üniversitesi’ndeki bir dinletisine gidip dinletinin ardından bir halini ve yolunu bulup “üstad” ın yanına ulaşmayı başarır. Ruhi Su’ya onun bestelerini kendisinin nasıl yorumladığını göstermek isteğindedir. Ruhi Usta’nın en ünlü eserlerinden biri olan “Mahsus Mahal” adlı şarkıyı çalar. Üstad, şarkıyı yarıda kesip bağlamayı Ahmet’in elinden alıp “Öyle at teper gibi bağlama çalınmaz, bağlama ile kavga edilmez, meşk edilir” der. Ahmet, şaşkın bir şekilde oradan uzaklaşır; ama elbette ki bildiğini yapmayı sürdürmektedir.

Bir süre sonra arkadaşlarının yardımı ile Hodri Meydan Kültür Merkezi ve Bilsak’ta dinleti düzenler ve afişlerde Ruhi Su’nun kendisine bulunduğu telkine gönderme yaparak “Bağlama Böyle De Çalınır!” yazar.

28 yaşında iken “Zamanıdır” diyerek şarkılarını Unkapanı’nındaki plakçılara götürdü. Hiçbir kategoriye girmeyen bu müzikle kimse ilgilenmez. Sonraki zamanlarda kendi imkanları ve arkadaşlarının yardımı ile ilk albümünü yapar. Şöyle ki albüm yayımlandıktan sonra toplatıldı ancak sonrasında sansür kaldırılır.  İlk albümü ise “Ağlama Bebeğim”dir.

Ardından gelen ikinci albümünün adı “Acılara Tutunmak” idi. İkinci albümü yayınlandıktan sonra Yusuf Hayaloğlu’nun kardeşi Gülten Hayaloğlu ile evlenir. Gülten Hayaloğlu idam cezasına çarptırılmış olan Nevzat Çelik’in “Şafak Türküsü” şiirini Ahmet’e iletir. Ahmet Kaya 1986 yılında piyasaya sürülen “Şafak Türküsü” albümü geniş kitlelere yayılmasını sağladı. 1986 yılının sonuna gelindiğinde “An Gelir” albümünü yayımladı. Bu albümdeki tüm besteler neredeyse kendisine aittir.

Gülten Hayaloğlu ile evliliğinin ardından Yusuf Hayaloğlu ve şiirleri ile tanışır. Sözlerinin neredeyse tamamının Yusuf Hayaloğlu’na ait olduğu “Yorgun Demokrat” adındaki albümünü 1987 yılında piyasaya sürdü.

1988 yılında Yusuf Hayaloğlu’nun iki şarkının söz yazarlığını üstlendiği, kalan şarkıların tanınmış şairlerin şiirlerinden meydana gelen “Başkaldırıyorum” albümü çıktı. 1989 yılında “İyimser Bir Gül”, 1990 yılında ise yine çeşitli şairlerin şiirlerinden oluşan “Sevgi Duvarı” adındaki albüm piyasaya sürülür.

Ahmet ve Gülten çifti bir stüdyo ve yapım firması kurmaya karar verirler. (Gülten Ahmet Kaya) nın  baş harflerinden oluşan GAK adından oluşan bir müzik yapım firması ve bir de stüdyo kurarlar.

Albüm çalışmalarına ek olarak halk konserlerini de aksatmaz Ahmet Kaya. Gösterilen ilgi, coşku ve katılıma rağmen ülkenin hemen hemen her yerinde “sakıncalı” olarak nitelendirilmektedir.

Başı kimi zaman derde girer, birçok bölgede konser verememekle birlikte albümleri de “sakıncalı” olarak nitelendirilip kısmen toplatılmıştır. Bu zorlu süreç şarkılarına da yansır ve yeni albümünün adı “Başım Belada”dır.

1990 yılında iken Tatar Ramazan ve Tatar Ramazan Sürgünde filmlerinin müziklerini yaptı. 1994 yılında prodüksiyonunu Yusuf Hayaloğlu ve Gülten Kaya’nın yapmış olduğu “Ahmet Abi’nin Vapuru” programı Kanal D’de 13 hafta sürmüştür.

Ahmet Kaya’nın dünya genelinde en çok merak ettiği yer Küba’dır. 1993 yılı 1 Mayısını eşi Gülten, kızı Melis ve bir grup arkadaşı ile Küba’da geçirmiştir. Küba seyahati boyunca Küba’lı birçok sanatı ve devlet görevlisi ile temas kuran Ahmet Kaya, yurda dönerken ülkenin önemli müzik gruplarından Tropicana’yı Türkiye’ye davet etmiştir. Davete icabet eden Tropicana grubunun dokuz üyesi Ahmet’in evinde konaklamış ve gelirinin tamamı Kübalı çocuklara bağışlanacağı on altı konserlik bir turne gerçekleştirirler. Aynı dönemde Bosnalı çocuklar ve Danimarkalı işçiler için gerçekleştirilen konserlere katıldı. Avrupa’nın neredeyse her bölgesinde birçok yardı konseri verdi.

1994 yılındaki “Şarkılarım Dağlara” adlı albümü Raks Müzik etiketiyle 2.800.000 adet bandrol basılması sonucu rekor kırmıştır.  14. albümü olan “Şarkılarım Dağlara” da yer alan “Özgür Çağrı” adlı şarkıda geçmekte olan “Abin bir gün dağdan döner / sarılırsın yavrucağım” gibi sözler nedeniyle albüm toplatılır ve konserlerinin tamamı yasaklanır.

Can Yücel, Ahmed Arif, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Attila İlhan, Nevzat Çelik, Enver Gökçe gibi tanınmış şairlerin birçok şiirini bestelemiştir. Şarkılarında genel olarak toplumsal sorunlara değinir. 22 albümün içinde yalnızca “Kervan” adındaki şarkısı Kürtçe’dir.

10 Şubat 1999 gecesi Magazin Gazetecileri Derneği’nin Princess Otel kongre salonunda düzenlenen ödül töreninde “yılın en iyi sanatçısı” ödülünü aldıktan hemen sonra yaptığı konuşmada: “Ben bu ödül için İnsan Hakları Derneği’ne, Cumartesi Anneleri’ne, tüm basın emekçileri ve Tüm Türkiye halkına teşekkür ediyorum. Bir de bir açıklamam var: Şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir Kürtçe şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim.

Aramızda bu klibi yayımlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayınlamazlarsa Türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını bilmiyorum.” dedi. Bu açıklamanın ardından salonda bulunan davetliler tepki gösterdi. Küfür edip çatal bıçak atmaya varana dek sürdü. MGD görevlileri vasıtasıyla kongre salonunu olağanüstü koşullarda terk edebildi.

MGD gecesinin hemen ardından Ahmet Kaya’nın 1993 yılında Berlin’de Kürt İşadamları Derneği’nin düzenlediği bir davette vermiş olduğu konsere dair fotoğrafların Hürriyet gazetesinde yayınlanmasının ardından “PKK terör örgütüne yardım ve yataklık yaptığı, halkı ırk farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” iddiasıyla şarkılarında da geçen İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde 10.5 yıl ağır hapis istemi ile hakkında iki ayrı dava açıldı. Yurt dışında olduğundan dolayı hapse girmedi. Bir süre sonra Hürriyet gazetesinde yayınlanan bu görüntülerin asılsız olduğu belirlendi.

Ordu Valiliğinin kasetlerinin kentte satılmasını yasakladığı Ahmet Kaya için ikinci kez çirkin iftirada bulunan Hürriyet gazetesi Kaya’nın “Arabamı o şerefsizlerin memleketinde bıraktım” dediğini iddia ettiği haberi yayınladı. Hürriyet gazetesinin haberi için bir kez daha soruşturma başlatılması talimatı verildi. Ahmet Kaya 9 Şubat 2000 yılında Zaman gazetesine verdiği röportajda “Ben 3 tane şerefsizin yüzünden ülkemde arabama bile binemedim.” diyerek haberi yalanladı. Kaya, 2000 yılında “Hoşçakalın Gözüm” adındaki albümünün kayıtlarını sürdürürken Paris’in Porte de Versailles bölgesindeki evinde bir gece yarısı kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Ahmet Kaya’nın kabri Paris’in Pere Lachaise Mezarlığı’nda bulunmaktadır.

Albümleri:

  1. 1984 Ya Rıza Şimdi
  2. 1985 Ağlama Bebeğim
  3. 1985 Acılara Tutunmak
  4. 1986 An Gelir
  5. 1986 Şafak Türküsü
  6. 1987 Yorgun Demokrat
  7. 1988 Başkaldırıyorum
  8. 1989 Resitaller-1
  9. 1989 İyimser Bir Gül
  10. 1990 Resitaller-2
  11. 1990 Sevgi Duvarı
  12. 1991 Başım Belada
  13. 1992 Dokunma Yanarsın
  14. 1993 Tedirgin
  15. 1994 Koçero (Selda Bağcan ile)
  16. 1994 Şarkılarım Dağlara
  17. 1995 Beni Bul
  18. 1996:Yıldızlar ve Yakamoz
  19. 1998 Dosta Düşmana Karşı
  20. 2001 Hoşçakalın Gözüm

Videoları

ahmet kaya canlı şafak türküsü Kanal D Mutlaka İzleyiniz.

 

Ahmet Kaya’nın saldırıya uğradığı o Magazin Gazetecileri Derneği gecesi

Uçurtmam Tellere Takıldı AHMET KAYA BELGESELİ 

ahmet kaya belgeseli

Oradaydım (Belgesel)

Ahmet Kaya – Bahtiyar CanLı

AHMET KAYA GİDERİM İBO SHOW

Ahmet Kaya – Telgrafçı Akif canlı (Ahmet abi’nin vapuru – 1994)

ahmet kaya bundan öte yol yok bundan böyle ayrılık var

Fotoğrafları

Kaynak
googlebiyografiinfo

KULLANICILAR BUNLARA DA BAKTI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu