TBMM’ye Gelen İlginç İstekler: “Yok Artık” Derken Bir Yandan da Kahkaha Atacağınız 16 İstek!

TBMM’nin kapısını çalan vatandaşların dilekçelerini okurken insan bazen gülse mi, “Aslında çok mantıklı ya!” deyip kafa mı sallasa bilemiyor. Meclis Dilekçe Komisyonu’na gelen talepler öyle bir yelpazede ki, toplum olarak derdimizi de hayal gücümüzü de nasıl buralara aktardığımıza şaşırıp kalıyorsunuz.
TBMM’ye Gelen İlginç İstekler
TBMM’ye gelen ilginç istekler gerçekten yok artık dedirten cinsten. Hangi insan bunu düşünmüş de üşenmemiş bir de TBMM’ye dilekçe yazmış demeden edemedik. İşte yapsa yapsa sadece Türkler yapar dedirten TBMM’ye gelen ilginç istekler…
16) Kamusal Alanlarda Hoparlörlü Telefon Görüşmesi Yasaklansın
Otobüste, dolmuşta ya da parkta bankta otururken yanınızdaki kişinin tüm özel hayatını, hoparlörden gelen cızırtılı sesle dinlemek zorunda kaldınız mı? İşte bir vatandaşımız bu çileye öyle bir dolmuş ki, kamusal alanlarda telefonun hoparlörünü açarak konuşmanın kanunen yasaklanmasını istemiş. Şehir hayatında huzur arayan milyonların duygularına tercüman olan, radikal ama içten içe “Keşke kabul edilse” dedirten bir talep!
15) AVM’ler Pazar Günleri Kapalı Olsun
Pazar günleri ailece AVM’ye gidip o insani yutan kalabalığın içinde kaybolmaktan sıkılanlar burada mı? Ya da küçük esnafın halinden anlayanlar? Meclis’e giden bir öneride, Tıpkı Avrupa’daki gibi AVM’lerin pazar günleri kepenk indirmesi istenmiş. Hem çalışanlar bir gün olsun nefes alsın hem de tüketim çılgınlığına pazarları ara verelim diyen, ezber bozan bir fikir.
14) Kamu Personeline Haftada 4 Gün Çalışma Modeli
“Hafta sonu iki gün yetmiyor, pazartesi sendromu bitmiyor” diyen memurlar için rüya gibi bir teklif. Kamu personelinin haftada 5 gün yerine 4 gün çalışması, kalan günlerde ise dinlenip hayatın tadını çıkarması önerilmiş. İş ve özel hayat dengesini kurup verimliliği artıracağını savunan bu dilekçe, eminim tüm kamunun en favori maddesi olmaya aday.
İlginizi çekebilir: Üniversitede Çömez Olduğunuzu Gösteren 10 İşaret (Gerçek Tecrübe İçerir)
13) Bütün Annelere Asgari Ücret Bağlansın
Ev işi yap, çocuk büyüt, yemeği yetiştir, evin tüm yükünü sırtla… Ama günün sonunda “çalışmıyor” sayıl. İşte bu adaletsizliğe dur demek isteyen bir vatandaş, anneliğin dünyanın en zor ve tam zamanlı işi olduğunu belirterek her anneye şart aranmaksızın her ay asgari ücret ödenmesini talep etmiş. Ev içi emeğin değerini bilen harika bir yaklaşım.
12) Her Çocuk İçin Asgari Ücret Düzeyinde Finansal Destek
Çocuk büyütmenin maliyeti malum; bezi, maması, okul masrafı derken cepte akrep beslemek gerekiyor. Bir ebeveyn halden anlamış olacak ki, devletin yetiştirilen her çocuk için ailelere aylık asgari ücret kadar destek vermesini önermiş. “Çocuk yapın” çağrılarına en somut ve ayağı yere basan cevap halktan gelmiş anlayacağınız.
11) Bedelli Askerlik Eğitimine Dron ve FPV Modülü Eklensin
Geleneksel askerlik eğitimi bir yana, teknoloji çağında yaşıyoruz değil mi? Bedelli askerlik yapanlara sadece yanaşık düzen eğitimi vermek yerine, günümüz savaşlarının en kritik aracı olan FPV dron ve İHA kullanımı öğretilsin diyen bir vatandaşımız var. Hem gençlerin ilgisini çekecek hem de ülkenin teknolojik savunma bilincini artıracak son derece vizyoner bir öneri.
10) Okul Bahçeleri Yaz Tatilinde Mahalle Çocuklarına Açılsın
Beton binaların arasında çocukların top koşturacağı alan kalmadı. Hal böyleyken yazın kapısı kilitlenen okul bahçeleri neden boş dursun? Bir vatandaş tam da bu noktaya parmak basmış: “Açın bu bahçeleri yazın, çocuklar sokakta araba çarpma korkusu yaşamadan, güvenle oynasın.” Kamu kaynağını mahalleliye açan, buram buram mahalle kültürü kokan çok tatlı bir talep.
9) Özel Dedektiflik Şirketleri Tamamen Yasaklansın
Film temalı gizli takip işleri gerçek hayatta pek de sevimli durmuyor. Kişisel verilerin havada uçuştuğu ve özel hayatın gizliliğinin delindiği gerekçesiyle, özel dedektiflik bürolarının tamamen yasaklanması istenmiş. Biri tarafından izlenme veya dinlenme korkusu yaşayan vatandaşların haklı bir güvenlik çığlığı desek yeridir.
8) Seçmenler İlinin Milletvekili Sayısı Kadar Oy Kullansın
Mevcut seçim sisteminde tek bir partiye basıp geçiyoruz. Ancak bu öneri oy verme mantığını tamamen değiştiriyor: Yaşadığınız il kaç milletvekili çıkarıyorsa, o kadar farklı adaya veya partiye oy verme hakkınız olsun. Yani “3 oyum A partisine, 2 oyum B partisine” diyebileceğiz. Meclis’te renkliliği ve temsili artıracağı kesin olan son derece zekice bir beyin fırtınası.
7) Sivri Uçlu Bıçakların Üretimi Yasaklansın
Sokaklardaki şiddet haberlerinden ciğeri yanan bir vatandaşımız sorunu kökten çözmeye karar vermiş: “Kardeşim, sivri uçlu bıçak üretmeyin!” Mutfaktaki bıçakların bile uçlarının oval olmasını öneren bu dilekçe, ilk bakışta garip gelse de aslında sokak güvenliğini ve can kaybını en aza indirmeyi hedefleyen çok masum bir düşüncenin ürünü.
6) Kamu Personeli Alımında Sadece Akademik Not Ortalaması Esas Alınsın
KPSS stresi, mülakat heyecanı, torpil dedikoduları… Hepsini çöpe atın! Öneri şu: Üniversitede 4 yıl boyunca kim ne kadar çalışıp not topladıysa (AGNO), kamuya girişte sadece o puana bakılsın. Yıllarca dirsek çürüten öğrencilerin hakkını teslim etmeyi amaçlayan, liyakat tartışmalarını bıçak gibi kesecek radikal bir çözüm.
5) Kamu Kurumlarının Sosyal Medya Kullanımı Sınırlandırılsın
Devlet kurumlarının TikTok’ta, X’te veya Instagram’da fenomen gibi içerik üretmesinden rahatsız olan biri var. Resmi duyuruların sadece devletin kendi internet sitelerinden ve yerli platformlardan yapılması gerektiğini, yabancı sosyal medya devlerine muhtaç olunmaması gerektiğini savunmuş. Dijital egemenlik derdine düşmüş bilinçli bir vatandaş yaklaşımı.
4) Ege İsmi Yasaklansın, Mevcut İsimler Efe Yapılsın
Geldik listenin en tebessüm ettiren maddesine. Ege isminin kullanımının tamamen yasaklanmasını, hatta bu ismi taşıyanların adlarının resmi olarak “Efe” diye değiştirilmesini isteyen bir vatandaşımız var. Bölge kültürüne olan aşırı bağlılık mı yoksa dil hassasiyeti mi bilinmez ama Meclis arşivine giren en sevimli fanatikliklerden biri olduğu kesin!
3) Doğal Afet Durumlarında Kiralar 2 Yıl Boyunca Sabit Tutulsun
Deprem veya sel gibi büyük felaketlerin ardından fırsatçıların kiraları fahiş şekilde artırması herkesin vicdanını yaralıyor. Bu mağduriyeti gören bir vatandaş, ülke genelinde afet ilan edildiğinde kiraların 2 yıl boyunca tek bir kuruş bile artırılamayıp sabit tutulmasını talep etmiş. Zor zamanlarda vicdanı yasal güvenceye almaya çalışan çok kıymetli bir öneri.
2) Başlık Parası Uygulamasına Resmi Yaptırımla Son Verilsin
2026 yılındayız ama ne yazık ki bazı bölgelerde hâlâ başlık parası ayıbı devam edebiliyor. Bir vatandaş Meclis’e başvurarak bu ilkel uygulamanın tamamen yasaklanmasını ve bunu talep edenlere ağır cezai yaptırımlar getirilmesini istemiş. İnsan onurunu ve kadın haklarını korumak adına atılmış son derece yerinde bir çığlık.
1) İstanbul Kışlık, Ankara Yazlık Başkent Olsun
Tarih ile günümüzü harmanlayan şahane bir fantezi! İstanbul’un o büyüleyici tarihi atmosferi kışın idareyi ele alsın, Ankara’nın o derli toplu memur kenti havası ise yazın başkentlik yapsın istenmiş. Osmanlı’nın payitaht sevdası ile Cumhuriyet’in Ankara’sını barıştıran, yönetime mevsimlik tat katan epey nostaljik bir fikir.
Kaynak: 1



















